Prof. Dr. Agop Kotoğyan Son Yolculuğuna Uğurlandı

Prof. Dr. Agop Kotoğyan Son Yolculuğuna Uğurlandı

İÜ Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Deri ve Zührevi Hastalıklar Ana Bilim Dalı’ndan Emekli Duayen Öğretim Üyesi Prof. Dr. Agop Kotoğyan hayatını kaybetti. Prof. Dr. Agop Kotoğyan için 16 Şubat 2018 tarihinde, İÜ Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Burhanettin Toker Anfisi’nde cenaze töreni düzenlendi.

Törene Sağlık Bakanı Dr. Ahmet Demircan, Fatih Belediye Başkanı Mustafa Demir, İÜ Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Sedat Murat, İÜ Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Bayram Mert Savrun, İÜ Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Alaattin Duran, İÜ İstanbul Tıp Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Bahaüddin Çolakoğlu, İÜ Cerrahpaşa ve İstanbul Tıp Fakülteleri Öğretim Üyeleri,  Prof. Dr. Agop Kotoğyan’ın ailesi, yakınları ve sevenleri katıldı.

“Agop Hoca Bu Coğrafyanın İnsanıydı”

Törende konuşan Sağlık Bakanı Dr. Ahmet Demircan, “Bugün burada değerli bir meslek büyüğümüz Agop Kotoğyan Hocayı ahirete yolcu etmek üzere bir aradayız. Agop Hocayı şahsen tanımak nasip olmadı. Agop Hoca bu coğrafyanın insanıydı, bu medeniyet havzasının insanıydı ve o duruşunu da ömrünün sonuna kadar göstermiş bir tıp büyüğümüz. Hayatını etik değerler üzerine kurmuş bir insan. Bilime büyük hizmetler vermiş bir bilim adamı. İnsanın ölümü biyolojik olarak ölümüyle sınırlı değil. İnsanın gerçek ölümü unutulduğu zamandır. Agop Hoca ömrünü uzatmış bir insan, Agop Hoca hayırla yâd edilecek, anılacak her zaman. Bu kısa ömürle sınırlı bir ömür bırakmıyor geriye yüzyılları aşacak bir hatırlanma potansiyeliyle aramızdan ayrılıyor. Kederli ailesi ve sevenlerine baş sağlığı diliyorum” diye konuştu.

“Bir Âlimin Ölümü Aslında Bir Âlemin Ölümüdür”

Törende konuşan İÜ Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Sedat Murat ise konuşmasında, “Agop Hocamızı sadece dermatoloji değil diğer bütün alanlar da çok iyi bilir. İlme, kendi alanına damgasını vurdu, güzel eserler meydana getirdi. Bu insanlar kolay yetişmiyor. Bir âlimin ölümü aslında bir âlemin ölümüdür. Dünyanın değişik yerlerinden teklifler almasına rağmen ülkesine hizmet etmekten vazgeçmedi. Bugün bilim camiasında bu insanların sayısı maalesef azaldı” sözlerine yer verdi.

“Böyle İnsanlar Kolay Yetişmiyor”

İÜ Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Alaattin Duran ise Türkiye’nin yetiştirdiği en önemli dermatologlar arasında gösterilen efsane bir hocamızı kaybetmenin üzüntüsünü yaşadığını belirtti. Prof. Dr. Duran, “Böyle insanlar kolay yetişmiyor. Ama ölüm için yapılacak bir şey yok. Değerli ailesine, yakınlarına ve camiamıza baş sağlığı ve sabırlar diliyorum” dedi.

“Diğer Vasıflarının Yanında İyi Bir İnsandı”

İÜ Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Hastanesi Başhekimi Doç. Dr. Zekayi Kutlubay konuşmasında şunları dile getirdi: “Agop Hoca diğer vasıflarının yanında iyi bir insandı, hoşgörülüydü. Elbette iyi bir akademisyen, iyi bir eğitmen ve çok iyi bir hocaydı. Son literatürleri takip ederdi. Hastadan tiksinmemem gerektiğini bile ben Agop Hocadan öğrendim. Asistanken hocaya bir şey danışmak için yanına gittim. Ayak mantarı olan bir hastası vardı. Bizler eldiven giyip hastaya bakardık. Agop Hoca ise hastanın ayağını aldı, dizinin üzerine koydu, başladı ayak parmaklarını tırnağıyla ovalamaya. Ardından krem verdi. Bu bana çok iyi bir ders oldu.”

“Kliniğimiz Her Zaman Agop’un Kliniği Olarak Kalacaktır”

İÜ Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Deri ve Zührevi Hastalıkları Ana Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Server Serdaroğlu konuşmasında, “1982 yılında asistanı olarak başlamıştım. Bizim kliniğimize ‘Agop’un Kliniği’ denirdi. Bana da Agop’un asistanı derlerdi. 20 yıldan fazla bir süredir profesör olarak çalışıyorum, hala Agop’un öğrencisi diyorlar. Cerrahpaşa onun yaşam alanıydı. Tanıyanlar bilir, Agop Hoca yıllık izinlerinde bile kliniğe gelir, çalışırdı. Çok erken saatlerde kliniğe gelirdi. O zamandan beri hepimiz onun geldiği saatlerde farkında olmadan geliyoruz. Mutlu ve başarılı bir meslek yaşamı oldu. Kliniğimiz her zaman Agop’un kliniği olarak kalacaktır” ifadelerini kullandı.

İÜ Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Emekli Öğretim Üyesi Prof. Dr. Yalçın Tüzün ise konuşmasında Prof. Dr. Agop Kotoğyan’ın biyografisi hakkında bilgi verdi. Prof. Dr. Tüzün konuşmasında şunları dile getirdi: “Prof. Dr. Agop Kotoğyan ilkokulu Samatya Sahakyan İlkokulu’nda okudu. 1953 yılında Kumkapı Bezciyan Ortaokulu’ndan mezun oldu. Daha sonra Galata Getronagan Lisesi’ne devam etti ve 1957 yılında mezun oldu. 1963 yılında İstanbul Tıp Fakültesi’nden mezun oldu. 1964 yılında Cerrahpaşa’ya asistan olarak geldi. 1973 yılında doçentlik sınavını verdi ve aynı yıl doçentlik kadrosuna atandı. 1975 yılında evlendi. 1979 yılında profesör oldu ve profesörlük kadrosuna atandı. 2001-2004 yılları arasında Cerrahpaşa Dermatoloji Ana Bilim Dalı Başkanlığı görevinde bulundu. Deri ve Zührevi Hastalıklar Derneği, Türk Dermatoloji Derneği, Kanser Derneği gibi derneklere üyeydi. Hocamızın yurt içi ve yurt dışında çok fazla bilimsel yayını vardı. Yurt içi ve yurt dışındaki kongrelere katıldı. Sayısız doçent ve uzman yetiştirdi. Deri ve Zührevi Hastalıklar Derneği’nin uzun yıllar başkanlığını yaptı. Deri Hastalıkları ve Frengi Arşivi dergimiz de hocamızın üstün gayretiyle varlığını sürdürebilmiştir. Hocamız 2004 yılında emekli oldu.”

“Çiçekleri Mezarımda Değil, Masamda Severim”

İÜ Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Emekli Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ertuğrul Aydemir ise Prof. Dr. Agop Kotoğyan’ın törendeki kalabalığı görse çok mutlu olacağını belirtti ve duygularını şu cümlelerle ifade etti: “Cenazemin başında ağıtlar yakmayın, yaşarken söyleyin sevdiğinizi. Süzüm süzüm gözyaşları dökmeyin, gülerken çevirin bana gözlerinizi. Beni sevdiğinizi imama, papaza değil, sağlınızda bana söyleyin. Çiçekleri mezarımda değil, masamda severim. Çok değil bir telefon, bir hatır sorma henüz yaşarken. Arkamdan ağlayan değil, sağken gülen yüzler isterim.”

İÜ Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Emekli Öğretim Üyesi Prof. Dr. Cengiz Kunday ise “O hepimizin hocası, o hepimizin ağabeyi, o hepimizin dostu, o hepimizin gururuydu. Türk tıpının kendi dalında efsanesi, bizlerin her konuda dert ortağı, sevgili Agop ağabey toprağın bol olsun, yerin cennet olsun” şeklinde konuştu.

“Hem Bir Baba Hem Bir Hoca”

İÜ Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Emekli Öğretim Üyesi Prof. Dr. Özgün Enver ise Agop Kotoğyan’ın hem bir baba hem bir hoca olduğunu vurgulayarak konuşmasında şu ifadelere yer verdi: “Agop Hocayı bir sıfatla tanımlayınız dediğiniz zaman bir tek sıfatı vardı: ‘Fenerbahçeli’. Ben kulak, burun, boğaz kliniğindeydim ve dermatoloji alt katımızdaydı. Hoca bizim kliniğe gelir sohbet, muhabbet ederdi. Bir şey fark ettim, Fenerbahçe yenildiği zaman Agop Hoca kliniğe gelmiyor. Dedik ki burada bir terslik var, biz bir hamle yapalım. Aşağıya indik muhabbet ettik, 15 dakika sonra ne konuşacaksan konuş git dedi. Hocamız böyle bir hocamızdı, nur içinde yatsın.”

Prof. Dr. Agop Kotoğyan’ın kız kardeşi Hripsime Kotoğyan konuşmasında, Prof. Dr. Kotoğyan’ın emekli olduğunda annesi adına yazdığı mektubu paylaştı. Prof. Dr. Agop Kotoğyan’ın oğlu Garen Kotoğyan ise düzenlenen anma töreni için emeği geçen, törene gelen ve kendilerini yalnız bırakmayan herkese teşekkür etti.

Prof. Dr. Agop Kotoğyan için dini tören ise 17 Şubat 2018 Cumartesi Günü saat 15:00’da Kumkapi Meryem Ana Kilisesi’nde yapılacak.

İ.Ü. Cerrahpaşa Tıp Fakültesi © 2018 All Rights Reserved