Safra Kesesi Taşı Ameliyatları!

 

İstanbul Üniversitesi Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Genel Cerrahi Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Doç. Dr. Osman ŞİMŞEK, 60 yaş üzerindeki insanların yaklaşık üçte birinde safra kesesinde taş veya çamur saptandığını belirterek, safra taşlarının safra kesesi, safra yolu ve pankreas iltihabıyla kanser gibi ciddi hastalıklara yol açabileceğini söyledi. Safra kesesi taşı tedavisi ile ilgili tüm merak ettiklerinizi bu haftaki röportajımızda bulabilirsiniz.

 

Safra kesesinin vücudumuzdaki görevi nedir?

Safra kesesi karaciğerden salınan safrayı depolamayı sağlamaktadır. Beslenme esnasında oniki parmak bağırsağına safra kesesinden safra salınarak, özellikle yağların sindirimine yardımcı olur. Günlük karaciğerden yaklaşık yarım ila bir litre arasında safra salınır.

 

Safra kesesi taşı nasıl ve ne sıklıkla oluşur?

Safra yoğunluğunun artıp akışkanlığının azaldığı durumlarda safra kristalleri oluşur. Bu kristaller birleşerek safra kesesi taşı ve çamurunun oluşmasına neden olur. Safra taşının oluşumuna kişisel bazı özellikler ve bazı hastalıklar da neden olabilmektedir. (Aşırı kilo, geçirilmiş mide ameliyatları, kolesterol yüksekliği, bazı kan hastalıkları, ilaç kullanımı ve gebelik gibi…). Safra kesesi taşı toplumda 6-7 hastanın 1 inde görülebilen bir hastalık olup, bazen sessiz kalıp sorun oluşturmaya bilir. Safra kesesinde taş olan bir kişinin safra kesesi taşı ile ilgili sorun yaşama olasılığı yıl boyunca yüzde üç oranındadır.

 

Safra kesesi taşı olan bir hasta ne tür şikâyetlerle size başvurur?

Bu hastalar en sık karın ağrısı şikâyetleri ile hekime başvururlar. Ağrının özelliği ise mide bölgesinde başlayan, sırt bölgesindeki her iki kürek kemiği arasına yayılan, ara ara gelen bir şekildedir. Bu ağrı karın sağ üst bölgesinde şiddetli olarak hissedilir. Özellikle yemeklerden bir iki saat sonra ağrının şiddeti artar. Şişkinlik, hazımsızlık sarılık ve benzeri şikâyetlerle hekime başvurabilirler. Tabi tanı konulması açısından bu bahsettiğim şikâyetlerin yanı sıra başka hastalıklardan dolayı yapılan tetkiklerde de safra kesesi taşı teşhis edilebilir. Bunlar genellikle sessiz dediğimiz, yani hasta da herhangi bir şikâyete sebep olmayan safra kesesi taşlarıdır.

 

Safra kesesinde taş teşhisi konmuş her hastanın ameliyat olması gerekir mi?

Sessiz seyreden safra kesesi taşlarında ameliyat şart değildir.( şikâyete neden olmamış taşlar) Ancak sık şikâyetlere neden olan safra kesesi taşlarında ameliyat önerilmektedir. Bunun yanı sıra çocukluk çağında tespit edilmiş, 2 cm den büyük olan taşlarda, kan hastalığı (hemolitik anemi) olan hastalarda muhakkak ameliyat gerekir. Semptomatik olan (şikâyete neden olan taşlarda) özellikle 1 cm den küçük ve safra çamuru olan hastalarda muhakkak ameliyat gerekmektedir.

 

Safra kesesi taşı ameliyatı gerekip fakat ameliyatı geciktiren hastalarda ne gibi komplikasyonlar oluşabilir?

Ameliyat gerektiren hastalarda özellikle 1 cm den küçük taşlar ana safra kanalına düşebilir. Bunlar sarılık ve pankreas iltihabına neden olabilirler. Özellikle bu taşlar hastalarda problem oluşturmaktadır.  Bu durumlar erken ve uygun tedavi edilmediğinde hayati tehlike oluşturur. Pankreasta çürümeye neden olduğu durumlarda ise hastanın yoğum bakımda tedavi edilmesi gerekmektedir. Bu durumdaki bir hastanın hayati riski yüzde altmış oranındadır. Uzun süre safra kesesi taşı olan hastalarda çok geç dönemlerde nadiren iltihabi hastalıklar, kronik pankreas iltihabı ( şeker hastalığını da tetikleyebilir), karaciğer enfeksiyonları ve çok uzun dönemlerde kansere neden olabilmektedir.

 

Safra kesesi taşı ameliyatlarında hastalar ne gibi risklerle karşılaşabilir?

Safra kesesi ameliyatları kapalı(laparoskopik)  ve açık yöntemler olmak üzere iki şekilde yapılabilmektedir. Son dönemlerde kapalı ameliyat birçok yönüyle açık ameliyattan daha üstün olduğundan daha fazla tercih edilmektedir. Kapalı ameliyatlar, kesinin küçüklüğünden tutunda hastanın hastane de yatış süresinin kısalmasına kadar birçok farklı şekilde açık ameliyata göre üstünlüğünden ötürü daha çok tercih edilmektedir. Genellikle kapalı ameliyatı tercih etmemizle birlikte, bazı durumlarda (kanama riski olan, solunumsal problemi olan ve şoktaki hastalar ) teknik yetersizlikten dolayı hayati riski artırmamak adına açık ameliyatında tercih edildiği durumlar olmaktadır. Safra kesesinin anatomik değişikliklerin çok olduğu bir organ olmasından ötürü komplikasyonlar daha çok bu hastalarda görülmekte olup alanında uzmanlaşmış hekimler tarafından yapılan ameliyatlarda komplikasyon riski oldukça aza inmektedir. Bu oran yüzde bir oranındadır. Komplikasyon gelişmiş bir durumda uygun tedavi ve müdahale yapılmadığında hayati risk oldukça artmaktadır.

 

İltihaplı safra kesesi taşlarında ameliyat zamanlaması neye göre planlanmaktadır?

Hastanın iltihaplı safra kesesi taşının şikâyetlerinin 5-7 günü geçmiş (supakut) veya ameliyatı yüksek riskli olan hastalarda (ileri yaş, kanama riski, önemli yandaş hastalıklar) hastaneye yatırılıp antibiyotik tedavisi altında iltihabın kurutulması gerekmektedir. Bu tedaviden sonra ise durumu uygun olan hastalarda ameliyatın planlaması yapılmaktadır. Safra kesesi delinmiş olan hastalar ve safra kesesi iltihabının erken döneminde( ilk 5 gün içinde) başvurmuş hastaların ameliyatı ise acil vakit kaybetmeden planlanmaktadır.

 

Safra kesesi ameliyatı olan hastalar ne gibi problemlerle karşılaşabilirler?

Safra kesesi hayati bir organ değildir. Yokluğunda herhangi bir hayati fonksiyon kaybına neden olmaz. Ancak konuşmamın başında da belirttiğim gibi sindirime yardımcı olmaktadır. Safra kesesi ameliyatlarında safra kesesi tamamen alındığından safra depolanamamaktadır. Bu nedenle hastalar hazımsızlık ve şişkinlik sorunları yaşayabilmektedirler. Ameliyattan sonraki ilk üç aylık dönemde özellikle diyet ve bazı ilaç tedavileri uygulanmaktadır. Safra kesesi taşı bazit gibi görünse de ölüme sebep olan bir hastalık haline gelebilir.

 

Röportaj: Ceylan ÇAKMAK

 

 

 

 

İ.Ü. Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Hastanesi © 2018 All Rights Reserved