ENDOSKOPİ ve KOLONOSKOPİ NEDİR? HANGİ HASTALARA NASIL UYGULANIR?

Bu hafta Endoskopi ve Kolonoskopi konusunda tüm merak ettiklerinizi İstanbul Üniversitesi – Cerrahpaşa, Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Genel Cerrahi Anabilim Dalı Öğretim Üyelerinden Prof. Dr. Osman Baran Tortum’a sorduk.

NEDEN ENDOSKOPİ?

Endoskopi terimi aslında genel bir anlam içeriyor. Yani bütün içi boş organları incelemek için yapılan görüntülü yönteme endoskopi diyoruz. Örneğin idrar torbasının incelenmesi sistoskopi, hava yollarının incelenmesi, bronkoskopi gibi… Ama genellikle aklımıza gelen ve çoğunlukla da kast edilen gastrointestinal endoskopi oluyor. Gastrointestinal endoskopi de incelediğimiz bölüme göre ayrıca isimlendiriliyor. Açıklamak gerekirse 12 parmak barsağa yani duodenuma kadar yapılan endoskopiye özofago-gastro-duodenoskopi ismi veriliyor. Daha uzun ve özel aletlerle ince barsakların incelenmesine enteroskopi, safra ve pankreas yollarının görüntülenmesi işlemine ise endoskopik retrograd pankreatiko-kolanjiografi  yani kısaca ERCP deniliyor. Kalın barsağın incelenmesi işlemi ise kolonoskopi olarak adlandırılıyor. Daha önceleri radyolojik incelemeler daha sık kullanılırken günümüzde eğer olanaklar uygunsa üst ve alt gastrointestinal endoskopi yapılması daha öncelikli olarak tercih edilmektedir. Neden endoskopi ? Çünkü uygun ellerde yapılır ise uygulanması kolay ve pratik olan ayaktan yapılan bir işlemdir. Hasta endoskopi işlemi yapıldıktan yaklaşık 1 saat sonra evine gidebilir ve günlük yaşantısına dönebilir. Bunların yanında işlem sırasında direkt tanı konulabilir. Ayrıca radyolojik incelemelerden farklı olarak bir lezyon görüldüğünde biopsi alınarak kesin tanı konulabilir. Daha da ötesinde polip ya da erken evre lezyonlar saptandığında endoskopik olarak çıkarılabilir böylece bir kanser gelişmesinin önüne geçilebildiği gibi erken evre lezyonların ameliyat gerektirmeden endoskopik tedavisi gerçekleştirilir. ERCP ile safra yolu taşları endoskopik yolla çıkarılabilmektedir. Tümörlerde de stentlerle safra yolları açılarak ileri evre hastalarda ya da ameliyat öncesi dönemde sarılık giderilebilir. Günümüzde endoskopi pek çok patolojinin sadece tanısında değil tedavisinde de kullanılmaktadır. Biraz önce bahsettiğim poliplerin ve erken evre kanserlerin çıkarılması dışında darlıkların açılması veya stentlenmesinde, üst ve alt kanamaların durdurulmasında, yemek borusu varislerinin tedavisinde, ameliyat sonrası gelişen komplikasyonların tedavisinde ve daha birçok konuda tedavi amacıyla da yaygın olarak kullanılmakta ve bu kullanım alanı gelişen teknolojinin de yardımıyla günden güne artmaktadır.

İŞLEME HAZIRLIK AŞAMASI NASILDIR?

 Üst gastrointestinal endoskopi yani gastroduodenoskopi işlemi için hazırlık daha kolaydır. Hastanın belirli bir süre aç kalması yeterli olmaktadır. Aslında katı gıdalar yaklaşık 5 saatte, sıvılar ise 3 saatte mideyi terk ederler ancak daha pratik olması açısından eğer sabah endoskopi yapılacaksa gece 12 den sonra hiçbir şeyin yenilip içilmemesi önerilir. Gün  içinde endoskopi yapılacaksa, hastaya  katı gıdaları 8 sıvıları ise 5 saat öncesinden kesmesi söylenir .Gıda kısıtlamasının amacı endoskopi sırasında daha iyi bir görüntü sağlamanın yanı sıra sedayonlu hastanın besinleri aspire etmesinin önüne geçmektir. Bu nedenle işlem esnasında midenin boş olması oldukça önemlidir. Mide boşalımının geç ya da sorunlu olduğu düşünülen olgularda açlık süresi daha uzun tutulmaktadır. Kolonoskopi işlemi ise özel bir hazırlık gerektirmektedir. İşlem esnasında kalın barsakların temiz olması işlem kalitesi ve işlemin güvenli yapılabilmesi açısından önemlidir. Barsak temizliğinde artık eskiden olduğu gibi 3-5 günlük diyet programlarına gerek duyulmamaktadır. Hasta işlemden bir gün önce normal kahvaltısını yapar, daha sonra yalnızca berrak sıvı almasına izin verilir. Akşam saatlerinden itibaren barsak boşaltıcı müshil preparatlarını kullanmaya başlanır. Bu müshillerin bir kısmı su ile karıştırılarak yaklaşık 4-5 saat içerisinde içilir. Kullanılan diğer birtakım müshil preparatlarında ise ilaç alındıktan sonra 2-4 lt suyun gece yarısına kadar içilmesi gerekmektedir. Ertesi gün öğleden sonraya planlanan kolonoskopiler de ise içilecek miktarın yarısı ertesi günün sabahına verilebilir. Kullanılan preparatların bir bölümüne çeşitli aromalar da katılarak hasta tarafından tolere edilebilmesi de kolaylaştırılmıştır. Ayrıca yeni preparatlar etkili bir barsak temizliği sağladığı için çoğu hazırlık programında, hastalar tarafından da pek sevilmeyen lavmanlar artık kullanılmamaktadır. Görüldüğü gibi artık yarım günlük bir hazırlık programı çoğu olgu için yeterli olmaktadır. Hastalar işlemden birkaç saat sonra işlerinin veya günlük aktivitelerinin başına dönebilmektedirler. Bu arada işlem öncesi özellikle kan sulandırıcı ilaçların genellikle kesilmesi veya kullanımları çok elzem ise kısa etkili muadillerine geçilmesi gerekir. Böylece biopsi ya da polipektomi sonrası oluşabilecek kanamaların önüne geçilir. Tansiyon ve şeker ilaçlarının kesilmesine gerek yoktur. İşlem sabahı bu ilaçlar çok az bir su ile alınabilirler.

ENDOSKOPİ ve KOLONOSKOPİ İŞLEMLERİ NASIL YAPILIR?

Endoskopi işlemlerinin büyük bir bölümü hasta yatırılmadan, ayaktan poliklinik şartlarında, endoskopi ünitelerinde yapılmaktadır. Öncelikli olarak hasta endoskopi hemşireleri tarafından kabul edilerek kısa bir anamnezi alınır. İşlem hakkında bilgi verilir ve daha sonra işlem odasına alınarak damar yolu açılır.  Kolonoskopi için uygun işlem kıyafeti giydirilir. Çoğu hastaya işlem esnasında anestezi uzmanını müdahalesi gerekmemektedir. Hastalara işlem öncesi endoskopi ekibince yüzeyel sedasyon yapılması, kolonoskopi işleminde ek olarak ağrı kesici uygulanması yeterli olmaktadır. Gastroskopi işlemi öncesi hastanın boğazı uyuşturularak öğürme refleksi engellenir. Hasta ayrıca bir monitöre bağlanarak işlem esnasında düzenli olarak nabız, tansiyon ve oksijen seviyesi kontrol edilir. Verilen sedasyon ile hastanın bilinci kaybolmaz. Hasta işlem esnasında konuşabilir, verilen komutları anlayarak uygulayabilir, bir ağrı ve yakınması olursa da bunu ifade edebilir. Böylece işlem esnasında anormal bir durum gelişirse endoskopistin bunu önceden anlayarak önlem alması mümkün olur. Ancak verilen bu ilaçlar retrograd amneziye neden olur yani işlem sonrası hasta işlem ile ilgili bir şey hatırlamaz. Uygun ve deneyimli ellerde yapılan endoskopilerde hasta genellikle ağrı duymaz. Eğer ağrı duyuyorsa veya işlem esnasında zorlanıyorsa bir şeyler ters gidiyor demektir. Endoskopist bu durumda kendini sorgulamalı gerekirse işlemi sonlandırmalıdır. Gastroskopi ve kolonoskopi işlemi esnasında hasta sol tarafı üzerine yatar, kolonoskopi esnasında işlemi kolaylaştırmak işin gerekirse hastanın pozisyonu değiştirilebilir veya bir asistan tarafından karına dıştan bası uygulanabilir. Gastroskopi işlemi yaklaşık 10 dakika sürmektedir. İşlem esnasında yemek borusu ve midenin yanı sıra 12 parmak barsağı 3.kısmına kadar gözlem yapılır, resimler çekilir ,gerekirse video kaydı alınabilir. Çoğunlukla midede, gastrite yol açan  helikobakter pilori mikrobu için biopsi alınır. İşlem sonrası yutma refleksi dönene kadar hastanın ağızdan 1-2 saat bir şey almaması uygun görülür. Kolonoskopi de ise kalın barsağın ince barsakla birleştiği çekum dediğimiz bölgeye kadar gidilir. Gerekirse buradan ince barsağa geçilerek ince barsak son 15-20 cm lik bölümü de gözlenir. Genellikle çıkış esnasında barsak duvarları gözlenerek değerlendirmektedir. İşlem yaklaşık 15-30 dk arasında sürmektedir. İşlem sonrası gastroskopi ve kolonoskopi hastaları yaklaşık yarım saat gözlem altında tutulur ve sedasyon etkisi geçtikten sonra gitmelerine izin verilir. Araba sürmek ve el ile yapılan ince işlerin yapılmaması önerilir. Hastalar mutlaka bir refakatçi ile endoskopi işlemine gelmelidirler.

KİMLERE ENDOSKOPİ ve KOLONOSKOPİ YAPILMALIDIR? 

Endoskopi tanı, takip ya da tedavi amacıyla uygulanabilir. En çok tanı amacıyla kullanılmaktadır. Sindirim sistemi rahatsızlıkları olan hastalarda ilk planda tercih edilmelidir. Reflü yakınmaları, hazımsızlık, iştahsızlık, kusma, bulantı, kilo kaybı, kusma ile olan kanamalar, yutma güçlüğü durumlarında mutlaka üst gastrointestinal endoskopi yapılmalıdır. Kabızlık, inatçı karın ağrısı, uzun süreli ishal, kanama, gibi durumlarda ise kolonoskopi yapılması gereklidir. Anemi (kansızlık) mevcudiyetinde ilk istenecek tanı yöntemleri gastroskopi ve kolonoskopidir. Özellikle 50 yaşından sonra herkese,  tarama amaçlı kolonoskopi yapılması gerekmektedir. İltihabi barsak hastalığı olanlarda kanser gelişme riski nedeniyle düzenli aralıklarla kolonoskopi yapılmalıdır. Daha önce polip tespit edilen hastalarda ise takip amacıyla  belli aralıklarla kolonoskopi yapılmalıdır. Kalın barsak kanseri nedeniyle opere olmuş hastaların takibinde de belli aralıklarla kolonoskopi yapılır. Amaç hem ameliyat yerini kontrol etmek, hem de yeni kanser veya polip oluşumlarını saptayarak gerekli önlemleri almaktır. Tedavi amacıyla özellikle kanamaların durdurulmasında, polip ve erken evre kanserlerin tedavisinde, darlıkların açılmasında, hem gastroskopi hem de kolonoskopi yaygın olarak kullanılır. Yine bir endoskopi yöntemi olan ERCP işlemi de özellikle safra yolları taşları ve tümörlerinin ameliyatsız tedavisinde yaygın olarak kullanılmaktadır.

ENDOSKOPİ ve KOLONOSKOPİNİN YAN ETKİLERİ NELERDİR?

Endoskopi tecrübeli ellerde yapılışa son derece güvenli bir yöntemdir. Uygun şartlar sağlanıp uygun endikasyonlarla yapılırsa komplikasyon oranları çok düşüktür. Ancak işlem sonrası hastaların bazı yakınmaları olabilir. Özellikle sedasyon uygulanan hastalarda işlemin tolere edilmesi kişiye göre değişebilmektedir. Bazı hastalar aynı doz ilaç uygulanmasına rağmen hiçbir şey hissetmediklerini söylerken bir kısmı da her şeyi duyduğunu ve rahatsız olduğunu belirtmektedir. Genellikle gençlerin toleransının daha düşük olduğunu müşahade etmekteyiz. Yan etkilerin bir kısmı uygulanan sedasyona veya anesteziye bağlı olabilir. Özellikle en korkulanı solunum depresyonunun gelişmesidir. Ancak hastanın yakından takip edilmesi ve monitorize edilmesi ile bu durum erkenden tanınıp önlem alına bilinir. Gerekirse verilen ilaçların etkisini ortadan kaldıran başka ilaçlar verilerek hasta uyandırılır. Hastanın genel durumu uygun değilse veya riskli ise bir anestezi uzmanının işleme eşlik etmesini uygun görmekteyiz. .Bunun dışında yine uygulanan ilaçlara veya işlemin etkisine bağlı olarak çarpıntı ve tansiyon yükselmesi veya düşmesi şeklinde belirtiler ortaya çıkabilir. Özellikle kolonoskopi işlemi sonrasında en çok rastladığımız yan etki, hastada verilen havaya bağlı olarak işlem sonrası karın şişkinliği ve gaz yakınmalarının olmasıdır. Ancak bu yakınma hastanın gazı çıkarmasıyla 1 kaç saat içinde kaybolmaktadır. Ağrı belirli bir sürede kaybolmazsa başka komplikasyonların gelişebileceği düşünülmeli, hasta ve yakınları uyarılmalıdır. En önemli komplikasyon özellikle kolonoskopi işlemi esnasında perforasyon yani delinme olmasıdır. Ancak bu komplikasyon deneyimli ellerde çok düşük yaklaşık 10 000 olguda bir şeklindedir. Daha çok tedavi amaçlı yapılan kolonoskopilerden sonra ortaya çıkabilir. Yine tedavi amaçlı gastroskopi ve kolonoskopilerden sonra kanama gelişmesi nadir de olsa görülebilen bir komplikasyondur. Ancak bu kanama sıklıkla kendiliğinden durur ya da yine endoskopik olarak durdurulur. Kanamalarda nadiren ameliyat gerekir. Delinme durumunda ise erkenden ameliyat yapılarak perforasyon tamir edilir. Ancak sonuç olarak yine vurgulamak gerekirse, özellikle tanı amacıyla yapılan endoskopik işlemlerde yan etkiler çok nadir görülür ve bu işlemler güvenle uygulanabilir.

 

 

Röportaj: Ceylan ÇAKMAK

İ.Ü. Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Hastanesi © 2018 All Rights Reserved