Beyin ve Nörodejeneratif Hastalıklar Araştırma Ünitesi Nedir?

Beyin ve Nörodejeneratif Hastalıklar Araştırma Ünitesi Nedir?

Beyin ve Nörodejeneratif Hastalıklar Araştırma Ünitesi, aslında 2000 yılından bu yana var olan araştırma sistematiğimizin, Dünya’daki benzerleri ile yarışabilme kapasitesine sahip, günümüz bilimsel araştırmalarının, teknik ve teorik olarak gerisinde kalmayan, İstanbul Üniversitesi’nin ve hatta Türkiye genelindeki tüm nöroloji ve sinir sistemi ile ilgili klinikler ve araştırma merkezlerinin ihtiyaçlarına cevap vermek üzere kurulmuş bir ünitedir. Kısaca BNHAU nörodejeneratif hastalıkların moleküler mekanizmalarını araştırarak klinikte teşhis ve tedavi konusunda faydalanabilecek kullanılabilir bilgi üretme kapasitesine sahip projeler üreten ve uygulayan bir araştırma birimidir.

Beyin ve Nörodejeneratif Hastalıklar Araştırma Ünitesi Nasıl kuruldu?

İ.Ü. CTF, Tıbbi Biyoloji AD’da, Prof.Dr. Selma Yılmazer, Doç.Dr. Duygu Gezen-Ak ve Doç.Dr. Erdinç Dursun tarafından yapılan araştırmalar sonucunda vitamin D reseptör genindeki bir değişikliğin Alzheimer hastalığı oluşma riskini 2,5 kat arttırdığı dünya literatüründe ilk olarak 2007 yılında gösterilmiştir. Ekip daha sonra ” TÜBİTAK ve İ.ÜBAP proje destekleriyle 2008’de “Beyin ve Nörodejeneratif Hastalıklar Araştırma Laboratuvarı”nı kurmuş ve AH’de vitamin D’nin rolü”nü ortaya çıkarmak üzere araştırmalarını burada sürdürmüştür. 2007 yılında Doç.Dr. Gezen-Ak ve Doç.Dr. Dursun, Beyin Araştırmaları Derneğinin desteği ile Amerika Birleşik Devletleri’nde bulunan “Rutgers, University of Medicine and Dentistry of New Jersey (UMDNJ)” tıp fakültesine giderek uygulayacakları teknikler üzerinde eğitim almışlardır. Bu deneyler sonucunda 2011 yılında vitamin D eksikliğinin beyin hücrelerini AH gibi hastalıklara karşı korunmasız hale getirdiği ve vitamin D takviyesinin beyin hücrelerini hastalığa karşı koruduğu dünya literatüründe ilk kez gösterilmiştir. Bu şekilde AH patolojisinde, ilerlemesinde, tedavisinde ve önlenmesinde etkili olabilecek “Vitamin D Yaklaşımı’nın” temelleri grup tarafından attılmıştır. Çalışma, TUBİTAK Başarılı Projeler Kataloğu Sağlık Alanı’nda son 10 yılın en başarılı projeleri arasında yerini almıştır. Diğer taraftan araştırma grubu siRNA teknolojisi ile nöronlarada gen susturulması tekniğiniülkemizde uygulayan ilk gruptur.

BNHAL resmi olarak 2008 yılından bu yana faaliyet gösterse de Üniversitemiz Rektörlüğü’nün desteğiyle kurulanOrganotipik Kültür ve Gen Aktarımı Laboratuvarının da bünyesine katılmasıyla 2015 yılında Beyin ve Nörodejeneratif Hastalıklar Araştırma Ünitesi adını almıştır.

BNHAU yapılanmasını kısaca anlatabilir misiniz?

Kurucu ve idari kadrosu, Prof Dr Selma Yılmazer, Doç.Dr. Duygu Gezen-Ak ve Doç.Dr. Erdinç Dursun’dan oluşurken, 6 kişilik personelini çoğu TÜBİTAK tarafından desteklenen projelerden burs alan yüksek lisans ve doktora öğrencilerimiz: M.Sc.İrem L. Atasoy, M.Sc.Merve Alaylıoğlu, Esin Candaş, Büşra Şengül, Ebru Keskin, Pelin Sordu oluşturmaktadır.

BNHAU 3 ana laboratuvardan oluşmaktadır:

  1. Beyin ve Nörodejeneratif Hastalıklar Araştırma Laboratuvarı (BNHAL):Primer nöron kültürü çalışmaları ve invitro deneylerin gerçekleştirildiği laboratuvardır. İlaç uygulamaları, peptid ve kimyasallar ile AH modellemesi, siRNA ile gen susturulması, mikroskopi gibi teknikler bu laboratuvarda gerçekleştirilir.
  2. Organotipik Kültür ve Gen Aktarımı Laboratuvarı (OKGAL): BNHAL ve MNL’den elde ettiğimiz örneklerin mRNA, miRNA, protein ekspresyon analizleri yapılır. Ayrıca beyin organotipik kesit kültürleri ve gen aktarımı için plazmid hazırlanması çoğaltılması bu laboratuvarlarda gerçekleştirilir. Her üç laboratuvardan gelen verilerin analizi burada gerçekleştirilir.
  3. Moleküler Nörogenetik Laboratuvarı (MNL): Alzheimer Hastalığı, Parkinson Hastalığı gösteren hastaların ve diğer nörodejeneratif hastalıkların genetik alt yapıları hastalıkla ilişkli genler açısından incelenmektedir. Ayrıca Avrupa Birliiği tarafından desteklenen JPND/BIOMARKADPD araştırması kapsamında beyin omurilik sıvılarında Aβ 1-42, total tau ve fosfotau seviyeleri tespiti için gerekli testlerin standardizasyonu yapılmış ve rutin tetkik olarak yapılmakta ve tüm ülkemiz kliiniklerine hizmet olarak sunulmaktadır.

Kimlerle bir arada çalışmaktasınız?

İ.Ü, İTF, Nöroloji AD, Davranış Nörolojisi ve Hareket Bozuklukları Birimi,  İ.Ü, CTF, Nöroloji AD ve DETAE Sinirbilim AD ile uzun süredir ortak projeler yürütülmektedir. Primer hücre kültürleri konusunda teknik kapasitemizin yüksek oluşu ve fiziki koşullarımızın yeterli olması sebebi ile son dönemde İ.Ü, CTF, Ortopedi AD ile de kıkırdak hücrlerinin laboratuvar koşullarında yetiştirilmesi çalışmaları başarıyla gerçekleştirilmiş ve kök hücre çalışmaları için ilk adımlar atılmıştır.

BNHAU’nun proje ve yayın geçmişi nedir?

2016 yılı itibariyle 3 adet TÜBİTAK 1001, 1 adet AB, 3 adet İ.Ü.BAP-ÖNAP projesi tamamlanmış; 1 adet  TÜBİTAK 1001, 2 adet TÜBİTAK 3001, 3 adet İ.Ü.BAP Normal proje yürütülmektedir. Ayrıca Fransa ve Yunanistan ile ikili işbirliği çerçevesinde araştırmalar yapılmaktadır. BNHAU olarak ekibimizin prensibi şudur: Bir konu üzerinde çalıştığını söyleyen veya bir başarıyı elde ettiğini söyleyen bir araştırmacının o konu ile ilgili yayınlarının SCI / SCI-E kapsamındaki dergilerde yayınlanmış olması ve hatta konu ile ilgili birden fazla sayıda yayının bulunması gerekmektedir. Bu prensip çerçevesinde, ilk yayınımızı 2005 yılında yapmış olmak ile birlikte ekibimizin nörodejeneratif hastalıkların moleküler genetiği, moleküler ve hücresel mekanizmaları konusunda yayınlamış 19 makalesi 400’ün üzerinde atıf almıştır.

Projelerin hastalarımız açısından bir getirisi var mıdır?

Araştırma projeleri çok ciddi bütçeler, insan gücü ve zaman gereketirmektedir. BNHAU gibi bir araştırma biriminin mesai kavramı yoktur. Çünkü yaptığımız iş neredeyse haftanın 7 günü, günün yaklaşık 12 ila 16 saati sürmektedir. Bu bağlamda en önemli amacımız kullanılabilecek bilgiye ulaşmaktır. Grubumuz vitamin D ile ilgili çalışmaları 2005 yıllından itibaren başlayıp Dünya’da pek çok araştırmacıya kaynak olmuştur. Bugün vitamin D’nin nörodejeneratif ve nöropsikiyatrik hastalıklarda ve özellikle yaşlı toplumda kullanılması seviyesinin kontrolü önemli bir gelişmedir.

Diğer taraftan daha direkt bir fayda soruyor iseniz: ekibimizin içinde yer aldığı AB projesi ile Alzheimer hastalığı ve diğer Demans tiplerinde hastaların beyin omurilik sıvılarından ölçülmek suretiyle bakılan amloid beta, tau ve fosfotau testlerinin standardizasyonu yapılmış ve bu testlerin klinik bulgulara ve görüntüleme verilerine ek olarak teşhiste kullanılmasına başlanmıştır. Bu şekilde, BNHAU Alzheimer hastalığı teşhisi için tüm dünyanın kabul ettiği ve bu üç testi teşhis için zorunlu kılan yeni 2011 kriterlerinin sağlanmasında Nöroloji kliniklerimize yardımcı olmaktadır. Bu üç test Türkiye’de ilk kez Cerrahpaşa Tıp Fakültesi BNHAU’da ücretli rutin hasta hizmeti olarak verilmeye başlanmıştır.

Peki eğitime destek?

BNHAU bünyesindeki öğretim üyeleri İ.Ü Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Türkçe ve İngilizce Tıp Programlarına eğitici olarak katılırken Tıbbi Biyoloji ve Sinir Bilim Yüksek lisans ve Doktora Programlarına da katılmaktadırlar. Özellikle Tıbbi Biyoloji Programında Temel Hücre Kültürü Teknikleri teorik ve pratik uygulamaları ile öne çıkan bir ders iken Nörodejeneratif Hastalıkların Moleküler Mekanizmaları isimli ders BNHAU hedeflerine uygun olarak öğrencilere eğitimlerinin erken safhalarında çalışacakları hastalıkların temel mekanizmalarını vermek üzere dizayn edilmiştir.

Üniversitemiz yönetimine iletmek istediğiniz bir şey var mı?

Evet. Her ne kadar öğrencilerimiz TÜBİTAK bursu ile eğitimlerine devam ediyor olsalar da burada gerçekleşen mesainin yoğunluğu, bilime, eğitime ve rutin hasta faaliyetlerine, üniversitenin yurt içi ve yurt dışındaki prestijine yapılan katkı göz önüne alındığında bu faaliyetlerin uzun ömürlü olmasının buradaki öğrencilerin hak ettikleri desteği üniversitemiz yönetiminden almasına bağlı olduğu aşikardır

İ.Ü. Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Hastanesi © 2018 All Rights Reserved