Nükleer Tıp Anabilim Dalı

Tanıtım

Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Nükleer Tıp Anabilim Dalı kendi alanında ülkemizin en köklü ve öncü merkezlerinden birisidir. Yaklaşık 50 yıldır aralıksız hizmete devam eden bölümümüz, şimdilerde birçoğu emekli olmuş, diğerleri halen aktif olarak meslek yaşantısına devam eden öğretim üyeleri ve diğer yardımcı sağlık personel kadrosunun emekleri ile sahasında birçok bilimsel araştırma ve yenilikçi atılımlar gerçekleştirerek ulusal ve uluslararası tıp çevrelerinde isim yapmıştır.

Tamamen hayırseverlerin bağışları sayesinde 2004 yılında yaptırmış olduğumuz ve 2012 yılında yine aynı yöntemle büyüttüğümüz ek binamızla birlikte yaklaşık 3500 m2’lik mekanda eşine az rastlanır en çağdaş donanım ve teçhizatla, çok saygın akademik hekim kadromuz ve sayısı 65’e yakın sağlık personelimizin özverili çalışmaları ile halkımıza yüksek kalitede sağlık hizmeti vermekten kıvanç duymaktayız.

Bölümümüzde 1 adet PET/MR , 2 adet PET/BT Cihazı, 2 adet SPECT/ BT Cihazı, biri Kalp Sintigrafisine özel 3 adet SPECT Gama Kamera, 1 adet SPECT Kamera, 1 adet Tiroid Gama Kamerası, 1 adet Tiroid Uptake Cihazı, 2 adet Kemik Yoğunluğu Ölçüm Cihazı (DEXA), 2 adet İntraoperatif Gama Probe ve 2 adet Tiroid Ultrasonografi Cihazı mevcut olup, tıpta bilinen tüm konvansiyonel ve ileri tetkik sintigrafik işlemlerin büyük çoğunluğunu yüksek kalitede yapabilmekteyiz. Ayrıca ek binamızın üst katında 15 adet özel izolasyonlu tek kişilik hasta odası içeren ve dünyaya örnek olabilecek kapasitedeki servisimizde Tiroid hastalarına Radyoiyot (Atom) tedavisinin yanı sıra, Nöroendokrin Tümör tanılı ve Prostat Kanseri tanılı hastalara uygulanan ve Avrupa’da bile az sayıda merkezde uygulanabilen yeni nesil hedeflenmiş Radyonüklid tedavileri ve günümüz tıp uygulamalarında bilinen diğer tüm Radyonüklid tedavileri SGK ödemesi kapsamında uygulamaktayız.

Bölümümüzün en karakteristik özeliklerinden biri de son dönemde hem kanser tanısında hemde tedavisinde önemi artan ve sadece “İyi Laboratuar Uygulamaları Kılavuzu” esasları çerçevesinde “Hastane içi radyoaktif ilaç üretim yönergesi”ne uygun olarak kurulmuş olan “Temiz Oda” koşullarına sahip Radyofarmasi Laboratuvarımızda Avrupa’da bile sayılı merkezde üretilebilen “Radyoaktif İlaçları” üreterek kendi hastalarımızda çeşitli kanserlerin tanısı ve tedavisinde kullanıyor olabilmemizdir. Örneğin F-18 FluroCholin ve F-18 FDOPA ilaçları ile PET görüntüleme Türkiyede sadece bölümümüzde uygulanmaktadır

Son olarak 1960 yılından itibaren gelişmiş bir “Tiroid Hastalıkları Kliniği” olarakta hizmet veren bölümümüzün deneyimli, seçkin öğretim üyeleri ile tiroid hastalıklarının teşhisinde ve tedavisinde hizmetini sürdürmektedir.

Tiroid Hastalıkları Kliniğimizde  9000’i aşkın Tiroid Kanseri tanılı, 2100’i aşkın Hipertiroidi tanılı, 1200’i aşkın nodüler guatr, multinodüler guatr, tiroidit ve diğer tiroid hastalıkları tanılı takipli hastamız bulunmaktadır.

Tiroid Kanseri ve Hipertiroidi tanılı hastalarımızı her çarşamba günleri Radyo Iyot Polikliniğinde (RIP) öğretim üyelerimiz eşliğinde kontrol tetkikleri ve tedavileri değerlendirilmektedir. Bu konuda oldukça deneyime sahip akademik kadromuz ile tiroid muayenesi, Ultrasonu, biyopsisi ve tedavisi dahil her türlü uygulamayı bölümümüzde yapabilmekteyiz.

Tarihçe

NÜKLEER TIP ANABİLİM DALI TARİHÇESİ

Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Nükleer Tıp Anabilim Dalı’nın tarihçesi merhum hocamız Prof. Dr. Suphi Artunkal’ın 1952 yılında ülkemizde ilk defa olarak Haseki Tedavi Kliniği’nde kurduğu Radyoizotop Laboratuarı ile başlar. O dönemin koşullarında bu laboratuvarda yapılabilen yapılan bazal metabolizma ölçümü, tiroid iyot tutma testi ve yağ absorpsiyonu gibi testlere, 1965 yılında “rektilineer skanner” cihazının kurulmasını takiben karaciğer, böbrek, beyin ve tiroide yönelik çeşitli sintigrafik görüntülemeler eklenmiştir. Haseki Tedavi Kliniği Radyoizotop Laboratuarı, 24 Ocak 1971 tarih ve 13733 sayılı resmi gazete ilanı ile kurulan Cerrahpaşa Nükleer Tıp Enstitüsü ve burada çalışmak üzere görevlendirilen öğretim üyeleri Prof. Dr. Suphi Artunkal, Prof. Dr. İrfan Urgancıoğlu ve Prof. Dr. Vensan Seyahi ile faaliyetine devam etmiştir. Daha sonra sırasıyla Prof. Dr. Tarık Kapıcıoğlu, Doç. Dr. Gündoğdu İlter ve 1976 yılında Prof. Dr. Hüsrev Hatemi, Radioimmunoassay Laboratuvarı sorumlusu olarak enstitünün akademik kadrosuna katılmışlardır. Kurucu hocamız Prof. Dr. Suphi Artunkal 1997 yılında yaş haddinden emekli olmuş ve yerine Prof. Dr. İrfan Urgancıoğlu enstitü müdürlüğünü üstlenmiştir.

1952 senesinden itibaren 26 yıl Haseki Tedavi Kliniğinde hizmet veren Radyoizotop Laboratuarı ve Nükleer Tıp Enstitüsü Haziran 1978 yılında Cerrahpaşa Tıp Fakültesi İç Hastalıkları Kürsüsünde binanın A3 blokundaki 1. kata (~700 m2) taşınmıştır.

Cerrahpaşa Nükleer Tıp Enstitüsü, 18 Şubat 1982 tarih ve 17609 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan “Üniversitelerde Akademik Teşkilat Yönetmeliği” ile birlikte Nükleer Tıp Anabilim Dalı olmuştur. Bu yönetmeliğin 18.maddesine göre Anabilim Dalı Başkanları ile yardımcıları devamlı statüde olan öğretim üyeleri arasından seçilebildiği için Enstitü Müdürü olan Prof. Dr. İrfan Urgancıoğlu’nun yerine Prof. Dr. Hüsrev Hatemi Anabilim Dalı Başkanı olmuştur. 1987 yılında YÖK kanununun ilgili maddesindeki değişiklik ile Prof. Dr. İrfan Urgancıoğlu Anabilim Dalı Başkanı olmuş ve yaş haddinden emekli olduğu Aralık 1993 yılına kadar bu görevini sürdürmüştür.

Prof. Dr. İrfan Urgancıoğlu döneminde Nükleer Tıp Anabilim Dalı akademik kadrosuna sırasıyla Dr. Çetin Önsel, Fizikçi Dr. Kutlan Özker, Dr. İlhami Uslu, Dr. Haluk B. Sayman, Dr. Bedii Kanmaz, Dr. Kerim Sönmezoğlu, Dr. Levent Kabasakal ve Fizikçi Dr. Mustafa Demir(1994) dahil olmuştur.  1985 yılında Doç. Dr. Kutlan Özker sorumluluğunda Radyofarmasi Bilim Dalı kurulmuştur. 1988 yılında aynı kattaki A2 bloğunun da Nükleer Tıp Anabilim Dalı’na tahsis edilerek SPECT yapabilen gama kameraların da alınmasıyla önemli bir yenilenme çalışması gerçekleştirilmiş ve anabilim dalımızın kapalı kullanım alanı ~ 1500 m2’e ulaşmıştır.

Prof. Dr. Urgancıoğlu’nun 1993 yılında emekli olmasından sonra Anabilim Dalı Başkanlığı’na atanan Prof. Dr. Tarık Kapıcıoğlu kısa bir dönem anabilim dalı başkanlığı yaptıktan sonra aynı yıl içerisinde yaş haddinden emekli olmuştur. Hemen sonrasında anabilim dalı başkanlığına Prof. Dr. Çetin Önsel seçilmiş ve 1994-1997 yılları arasında bu görevi ifa etmiştir. Prof. Dr. Çetin Önsel döneminde bilimsel faaliyetler arttırılmış ve ayrıca yeni jenerasyon bir SPECT kamera alınarak bölümün hizmet kapasitesi iyileştirilmiştir. Daha sonraki dönemde Anabilim Dalı Başkanlığı’na seçilen Prof. Dr. İlhami Uslu 1997-2011 yılları arasında bu görevi yapmıştır. Bu dönemde Dr. Metin Halaç (2004) ve Dr. Sait Sağer (2010) akademik kadromuza katılmıştır. Prof.Dr. İlhami Uslu döneminde sağlanan bağışlarla anabilim dalımızda fiziki alt yapısı ciddi anlamda modernize edilmiş ve ilaveten alınan yeni cihazlarla iş kapasitesi önemli ölçüde arttırılmıştır. Ayrıca 2004 yılında yine sağlanan bağışlarla Gasılhane’nin alt tarafındaki boşlukta eski mazot tanklarının bulunduğu depo alanına çelik konstrüksiyon tekniği ile alt katında PET/CT görüntüleme ünitesi, üst katında 8 adet radyoiyot tedavi odalı servisi bulunan yaklaşık 600 m2 kapalı alana sahip iki katlı ek binamız inşa ettirilmiştir. Çok başarılı performans gösteren PET/CT ünitesi, 1,5 yıla yakın sürede kendisini amorti etmiştir. PET/CT uygulamalarına olan klinik talebin ve aynı zamanda majistral radyofarmasötiklerle yapılan radyonüklid tedavilere talebin artması sonucunda ek binamız 2012 yılında yine tamamı bağışlardan elde edilen kaynaklarla genişletilerek (toplam 1600 m2 kapalı alana sahip), alt katına hizmet alımı yoluyla ikinci PET/CT görüntüleme ünitesi ve araştırma projesi ile iki adet SPECT/CT görüntüleme ünitesi eklenirken, üst katındaki servisin kapasitesi iki katına (16 adet tek kişilik oda) çıkarılmıştır. Bu arada Prof. Dr. Kutlan Özker’in 1996 yılında kendi isteği ile emekli olmasından sonra radyofarmasi alanındaki çalışmalarımız bir süre önemli ölçüde yavaşlamış olsa da Prof. Dr. İlhami Uslu döneminde Prof. Dr. Kabasakal, Prof. Dr. Önsel ve Prof. Dr. Demir’in gayretleri ile Avrupa Birliği, TÜBİTAK ve Üniversitemizin araştırma fonu kaynakları ve hayırseverlerden sağlanan özel bağışlarla öncelikle Eczacılık Fakültesinden Dr. Meltem Ocak’ın bu alanda yurt dışında eğitim alması sağlanmış ve 2009 yılında radyofarmasi laboratuvarımız büyük çapta modernize edilerek, ülkemizde ilk kez başta radyopeptidler olmak üzere majistral (in-house) radyofarmasötikleri üretebilecek kapasiteye ulaştırılmıştır. Nitekim bu laboratuvarda T.C. Sağlık Bakanlığı İlaç ve Eczacılık Genel Müdürlüğü’nden alınan özel izinle 2010 yılından itibaren hem tanı hem de tedavi amaçlı majistral radyofarmasötikler üretilerek başarıyla hastalarımıza uygulanmaktadır. 2011 yılında yürürlüğe giren tam gün yasası nedeniyle muayenehane işletmeye devam ettiği için anabilim dalı başkanlığı görevinden ayrılan Prof. İlhami Uslu’nun yerine Prof. Dr. Bedii Kanmaz seçilmiş ve 2011-2014 döneminde emekli olana kadar görevini sürdürmüştür. Prof. Kanmaz’ın yaş haddinden emekli olmasından sonra Haziran 2014’te Prof. Dr. Kerim Sönmezoğlu Anabilim Dalı Başkanlığı’na seçilmiştir ve halen bu görevi sürdürmektedir. Aynı dönemde Prof. Dr. Çetin Önsel hocamız da yaş haddinden emekli olmuştur.

Prof. Dr. Sönmezoğlu döneminde stajer öğrenci sayısının artması nedeniyle Prof. Dr. İrfan Urgancıoğlu seminer salonumuz sağlanan bağışlarla daha geniş bir mekana aktarılmış; uzun uğraşlar sonucunda Sağlık Bakanlığı izni ile Hudut ve Sahiller Genel Müdürlüğü bütçesinden fakültemize PET/MR görüntüleme sistemi kurulmuş; ve akademik kadromuza Yrd. Doç. Dr. Lebriz Uslu Beşli, Yrd. Doç. Dr. Sertaç Asa ve yabancı uyruklu sözleşmeli uzman statüsünde Uzm. Dr. SayedBaresh Razavı Khosroshahi katılmışlardır. Yine aynı dönemde güdümlü BAP projesi ve ilaveten sağlanan bağışlarla PET binamızda C sınıfı temiz oda koşulları taşıyan ikinci bir radyofarmasi sentez ve kalite kontrol laboratuvarları kurularak, ülkemizde ilk kez F-18 Fluorocholine ve F-18 fluoroDOPA radyofarmasötikleri sentezlenerek uygun endikasyonlu hastalarda PET görüntülemede kullanılmaya başlanmıştır.

Nükleer Tıp Enstitüsünde ve Anabilim Dalı’nda görev yapan öğretim üyelerimizden günümüze kadar Doç. Dr. Gündoğdu İlter(1977), Prof. Dr. Suphi Artunkal (1988), Prof. Dr. İrfan Urgancıoğlu (1999) ve Prof. Dr. Vensan Seyahi (2007) vefat etmişlerdir.

 

Akademik Kadro
Unvan İsim
Prof. Dr. Kerim SÖNMEZOĞLU
Prof. Dr. İlhami USLU
Prof. Dr. Haluk Burçak SAYMAN
Prof. Dr. Mustafa DEMİR
Prof. Dr. Levent KABASAKAL
Doç.Dr. Muhammet Sait SAĞER
Yard.Doç.Dr. Rabia Lebriz USLU BEŞLİ
Yard.Doç.Dr. Sertaç ASA
Uz.Dr. Seyed BARESH RAZAVİ KHOSROSHAHİ
Uz. Öğr. Dr. Onur Erdem ŞAHİN
Uz. Öğr. Dr. Elife KAYMAK AKGÜN
Uz. Öğr. Dr. Burak AKOVALI
Uz.Öğr.Dr. Seçkin BİLGİÇ
Poliklinikler

Tiroit Hastalıkları (Kanser Dışı) Polikliniği

Uzman hekim gözetiminde asistanlar tarafından değerlendirilir ve gerekli durumlarda öğretim üyesine danışılır. Bu hizmet için internetten veya telefon sisteminden (0212 414 2424) randevu alabilmektedir. Pazartesi, Salı ve Perşembe öğlene kadar; Cuma günleri öğleden sonra yapılır.

Radyoiyot (RIP) Polikliniği

Radyoiyot tedavisi uygulanacak veya uygulanmış olan tiroit kanserli veya hipertiroidili hastalara özel açılan; direk öğretim üyeleri ve uzman hekimlerin katıldığı; Çarşamba günleri yapılan poliklinik hizmetidir.

Düşük Doz Radyoiyot Tedavi Konsültasyon Toplantısı

Hipertiroid (Zehirli Guatr) nedeniyle Radyoiyot tedavisi için bölümümüze sevk edilen hastaların görüldüğü ve hangi dozda tedavi alacağının karar verildiği öğretim üyesi danışmanlığında yapılan bir konsültasyon hizmetidir. Cuma günleri saat 10:00’da yapılır.

TRT (Targeted Radyonüklid Tedavi) Konseyi

Radyoiyot dışı radyonüklid tedaviler için bölümümüze sevk edilen hastaların değerlendirildiği ve birden çok öğretim üyesi bazında yapılan konsültasyon polikliniğidir. Salı günleri saat 11:00’de yapılır. 0212 414 3108 numaralı telefonlardan randevu alınabilir.

Nükleer Tıp- Cerrahi Ortak Konseyi

Ameliyat düşünülen veya ameliyat edilmiş tiroit hastaklarının görüldüğü ve değerlendirildiği multidisipliner (Nükleer tıp, Endokrin Cerrahi, Endokrinolog, Patolog) katılımlı, genellikle zor olguların danışıldığı ve tartışıldığı çoklu bir konsey toplantısıdır. Cuma günleri saat 11:00’de yapılmaktadır.

Nükleer Tıp- Onkoloji Ortak Konseyi

Radyonüklid tedavilere aday gösterilen veya onkolojiye danışılması gereken radyonüklid tedavi uygulanmış olan zor olguların değerlendirildiği ve danışıldığı bir konseydir. İki haftada bir Cuma günleri sabah 8:00’de yapılır.

Öğretim Üyesi Polikliniği

Bizzat öğretim üyesine muayene olmak yada bilimsel görüş almak isteyen hastalar için yasal mevzuta (1-8-2013 tarih, 28715 sayılı resmi gazetede yayınlanan SUT’ta değişiklik yapılmasına dair tebliğin 1. madde-b bendi) uygun olarak oluşturulmuş bir hizmettir. Bunun için hastanın istediği öğretim üyesi için 0212-4143108 (direk hat) veya 0212-4143100 / 21938 numaralardan öğretim üyesi sekreterliğinden randevu alması gerekmektedir.

Tetkikler

Nükleer Tıpta Uygulanan Tetkikler


ENDOKRİN SİSTEM TETKİKLERİ

Tiroid Sintigrafisi (Tc-99m ile)
Tiroid Sintigrafisi (I-131 ile)
Tiroid Sintigrafisi (I-123 ile)
Paratiroid Sintigrafisi (Tc-99m MIBI ile)
Tiroid Radyoiyot Uptake Çalışması (I-131 ile)
Perklorat Kovma Testi
I-131 (2-5 mCi) Tüm Vücut Tarama Sintigrafisi
Tiroid Ultrasonografi
Tiroid İnce İğne Aspirasyon Biyopsisi(İİAB)

GENİTOÜRİNER SİSTEM TETKİKLERİ
Dinamik Böbrek Sintigrafisi (Tc-99m DTPA )
Dinamik Böbrek Sintigrafisi (Tc-99m MAG3 )
Statik Böbrek Sintigrafisi (Tc-99m DMSA)
ACE inhibitörlü (Kaptopril) Dinamik Böbrek Sintigrafisi (çift çalışma)
Transplant Böbrek Sintigrafisi
Vezikoüretral Reflü(VUR) Sintigrafisi
Testis Sintigrafisi

KARDİYOVASKÜLER SİSTEM TETKİKLERİ
Miyokard Perfüzyon Sintigrafisi SPECT (Tc-99m MIBI ile)
Miyokard Perfüzyon Sintigrafisi SPECT (Tl-201 ile)
Miyokard PET Viabilite Çalışması (FDG ile)
Miyokard PET Perfüzyon Çalışması

GASTROİNTESTİNAL SİSTEM TETKİKLERİ

Tükrük Bezi Sintigrafisi
Gastroözofageal Reflü Sintigrafisi
Özofagus Transit Zamanı Sintigrafisi
Mide Boşalım Zamanı(Katı-Sıvı) Sintigrafisi
Safrayolları(Hepatobiliyer) Sintigrafisi
Enterogastrik Reflü(EGR) Sintigrafisi
Karaciğer Hemanjiom (han havuzu) Sintigrafisi
Gastrointestinal Kanama Sintigrafisi
Meckel Divertikülü Sintigrafisi
Üre Nefes Testi, C-14

SOLUNUM SİSTEMİ TETKİKLERİ

Akciğer Perfüzyon Sintigrafisi
Akciğer Ventilasyon Sintigrafisi
Kantitatif Perfüzyon Sintigrafisi

SANTRAL SİNİR SİSTEMİ TETKİKLERİ

Beyin Perfüzyon Spect
Beyin Reseptör Spect (DAT scan)
Beyin Metabolizma PET (FDG ile)
Radyonüklid Sisternografi (RISA) (Tc-99m DTPA)
Radyonüklid Sisternografi(RISA) (In-111 DTPA)
Radyonüklid Şant Açıklığı Analizi i

İSKELET SİSTEMİ TETKİKLERİ
Tüm vücut kemik SİNTİGRAFİSİ
3 Fazlı (Dinamik) bölgesel Kemik Sintigrafisi
Tüm vücut PET/BT (F-18 NaF ile)
Kemik Yoğunluğu Ölçümü (DEXA)

RETİKULO-ENDOTELİAL SİSTEM TETKİKLERİ
Lenfosintigrafi
Kemik İliği Sintigrafisi
Selektif Dalak Sintigrafisi
Karaciğer Dalak Sintigrafisi

ENFEKSİYON GÖRÜNTÜLEME TETKİKLERİ
İşaretli (otolog) Lökosit Sintigrafisi
Ga-67 Sintigrafisi
FDG-PET/BT
Tc-99m Nanokolloid(Kemik İliği) Sintigrafisi

NÜKLEER ONKOLOJİ TETKİKLERİ
Onkolojik FDG-PET/BT
Ga-68 DOTA-TATE (oktreotide) PET/BT
Ga-68 PSMA PET/BT
FLOR (F)-18 Choline (FCH) PET/BT
F-18 DOPA PET/BT
In-111 Oktreotid Tümör Görüntüleme
Tc-99m Oktreotid (HYNIC-TATE) Sintigrafisi
I-123 MIBG Sintigrafisi
I-131 MIBG Sintigrafisi
Ga-67 Sintigrafisi
Tc-99m MIBI veya Tc-99m Tetrofosmin Tümör Görüntüleme
Sentinal Lenf Nodu Çalışması(SLNB)
İntraoperatif Gama Probe uygulaması
Radyonüklid Lezyon İşaretleme (ROLL) Çalışması
I-131 Tedavisi Sonrası Tüm Vücut Tarama Sintigrafisi
Lu-177 (DOTATATE veya PSMA) Tedavisi Sonrası Tüm Vücut Tarama Sintigrafisi

DİĞER TETKİKLER
Gözyaşı Yolları Sintigrafisi (Dakriosintigrafi)
Organ kan akımı çalışması
Lokal radyonüklid tedaviler sonrası radyonüklid dağılım çalışması
Dozimetri (Radyasyon dağılımı) çalışmaları
Fetus radyasyon dozu hesaplanması

NÜKLEER TIP (RADYONÜKLİD) TEDAVİLER

İyot-131 (Radyoiyot) Tedavisi
Lutesyum (Lu)-177 DOTATATE Tedavisi
Lutesyum (Lu)-177 PSMA Tedavisi
İyot-131 MIBG Tedavisi
Radyosinovektomi
Samaryum (Sm)-153 Tedavisi
Renyum (Re)-186 Tedavisi
Radyum-223 (Alfaradin) Tedavisi

Tedaviler

 

Lu-177 PSMA Tedavisi

(Prostat Kanseri)

Prostat kanseri erkeklerde görülen en sık ikinci kanserdir. Prostat kanseri hastalarının büyük kısmı, cerrahi, ışın tedavisi ve ilaç tedavisiyle kolaylıkla tedavi edilmekte birlikte hastaların bir kısmında bu tedavilere rağmen hastalık ilerleyebilmektedirler. Çaresiz kalan bu hastalara radyoaktif lutesyum-177 (Lu-177) ile akıllı molekül verilerek atom tedavisi uygulanabilmektedir. Lu-177 radyoaktif bir maddedir. Bu radyoaktif madde PSMA denilen moleküle bağlanmaktadır. PSMA damardan verildikten sonra vücuttaki prostat kanseri hücrelerini bularak yapışmaktadır. Beraberinde bulunan Lu-177 PSMA ile prostat kanserine girmekte ve kanser dokusunu ışınlamaktadır. Kanser dokusunu ışınlarken diğer dokulara zarar vermemektedir. Bu yöntem Türkiye’de ilk defa Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Nükleer Tıp Anabilim Dalında uygulanmaya başlamıştır.

Lu-177 DOTA-TATE Tedavisi

(Nöroendokrin Tümörler)

Nöroendokrin tümörlerin doğal olarak üretilen bir peptid hormon olan somatostatin reseptörlerini içermesi radyonüklid madde ile işaretli somatostatin reseptörleri ile hedefe yönelik radyonüklid tedavilerin yapılmasına olanak sağlamaktadır. Peptid reseptör radyonüklid tedavi (PRRT) olarak adlandırılan bu tedavinin kullanıldığı tümörler gastroenteropankreatik tümörler, feokromositoma, nöroblastoma, medüller tiroid kanseri ve küçük hücreli akciğer kanseri gibi nöroendokrin kökenli tümörlerdir. Somatostatin hormonunun sentetik bir analoğu olan octreotide radyoaktif bir madde (Yittrium veya Lutesyum gibi) ile bağlanarak kanserli hastalara uygulandığında vücuttaki kanser ve metastazlarına karşı yüksek afinite göstermekte, bağlandığı kanser hücresi ve komşu hücrelerde radyasyon etkisi ile tedavi edici etki oluşturulmaktadır. Nöroendokrin kökenli tümörlerin tedavisinde Lu-177 DOTA bileşikleri bölümümüzce 2009 yılından bu yana verilmektedir.

Radyoaktif İyot tedavisi (Tiroid Kanserleri)

Ameliyatla çıkarılan tiroid dokusunun patolojik olarak iyi diferansiye tipte (papiller tip ve foliküler tip) tiroid kanseri olması durumunda gerekli görülen hastalarda verilmektedir. Ameliyat sonrası gözle görülen ya da görülemeyecek kadar küçük boyutta olan hücrelerin ortadan kaldırılarak tedavi edilebilmesi için nükleer tıp doktorunun uygun gördüğü durumlarda radyoaktif iyot tedavisi verilebilir. Tedavi öncesinde doktorunuzun önerdiği kan tahlilleri ve diyet sonrasında gerekli bilgilendirme yapılarak tedavi verilmektedir. Tedavi için hastaya radyasyon içeren ilaç verildiğinden yanında hasta yakını olmadan hastanede bir ya da iki gün süre ile kurşun kaplı odada kalması gerekmektedir.

Y-90 Mikroküre Radyoembolizasyon tedavisi (Metastatik Karaciğer hastalıları tedavisi)

Radyoembolizasyon, içinde radyoaktif madde bulunan çok küçük boyutlardaki kürelerin (mikrokürelerin) direkt olarak kanser dokusu içine, kanser damarları yoluyla enjekte edilmesidir. Kanser dokusu içine direk olarak uygulanan bir tedavi yöntemidir. Hedef tedavi; bölgesel lokoregional tedavi yöntemidir. Kemoterapi gibi sistemik etkileri yoktur. Vücudun diğer doku ve bölgelerine yayılmaz ve buna bağlı yan etki oluşturmaması en büyük avantajıdır. Diğer büyük bir avantajı ise, radyasyon ile yapılan bir tedavi yöntemi olduğu için, her tip karaciğer kanserine etkili olmasıdır. Hem karaciğerin kendi hücresinden çıkan kanserlere yani Hepatosellüler Karsinom (HCC) ve Kolanjiokarsinom, hem de diğer kanserlerin Karaciğere sıçramasından kaynaklanan kanserlere; METASTAZ (özellikle MEME, KOLON, NÖROENDOKRİN, MELANOM, AKCİĞER, BÖBREK, SARKOMLAR) uygulanılmaktadır.

Radyoaktif Iyot-131 Tedavisi (Hipertiroidi)

 

Graves hastalığı ve toksik nodüler guatr hipertiroidinin en sık görülen nedenleri olup bu hastalıkların tedavisinde ilaç dışında ek tedaviler gerekebilmektedir. Halk arasında atom tedavisi olarak bilinen radyoaktif iyot tedavisi Tiroid Kanseri tedavisi haricinde daha düşük dozlarda hipertiroidi tedavisinde de kullanılmaktadır. Doktorunuz uygun gördüğü takdirde bölümümüz öğretim üyelerinin yer aldığı konseyde değerlendirme sonucunda tedavi planlanarak gerekli bilgilendirme ve hazırlık sonrasında ayaktan ve gerekli görülen durumlarda yatış verilerek hipertiroidi radyoaktif iyot ile tedavi edilmektedir.

I-131 MIBG tedavisi

İyot-131 (I-131) MIBG malign nöroektodermal kaynaklı tümörlerin (feokromasitoma, paraganglioma, karsinoid tümörler, medüller tiroid kanseri, nöroblastoma gibi) tedavisinde kullanılan radyoaktif bir maddedir. I-131 MIBG tedavisi damar yolundan infüzyon şeklinde uygulanır.
Tiroid ?

Tiroid Hastalıkları Hakkında Genel Bilgi

Tiroid bezi boynun ön alt kısmında yerleşimli kelebek şeklinde bir organdır. Tiroid vücudun metabolizma, enerji üretimi ve duygu-durum gibi birçok sürecini düzenlemeye yardımcı olmaktan sorumludur. Bazı durumlarda bu organı doktorunuz elle muayene ettiğinde farkedebileceği gibi ek görüntüleme yöntemlerine zaman zaman ihtiyaç duyulmaktadır. Günümüzde tiroid bezinde meydana gelen patolojileri en iyi saptayacak yöntem tiroid ultrasonografisidir. Ancak bu yöntem ile tiroid bezinin çalışmasında meydana gelen fonksiyonel değişiklikleri saptanamamaktadır. Tiroid bezinin fonksiyonunda meydana gelen değişimler nükleer tıp tetkikleri ile tespit edilebilmektedir.

Tiroid fonksiyon testleri nelerdir?

Tiroid fonksiyon testleri tiroid bezinizin ne kadar iyi çalıştığını ölçmek için kullanılan bir dizi testten oluşmaktadır. Mevcut testler arasında sıklıkla kontrol edilenler arasında sıklıkla serbestT3(fT3), serbestT4(fT4) ve TSH yer almaktadır.Kan değerleri dışında Tiroid sintigrafisi, I-131 Uptake testi, Perklorat Kovma Testi, Ultrason ve İnce İğne Aspirasyon Biyopsisidir.

Hipotiroidi Nedir?

Tiroid bezinde başlıca iki temel hormon üretilir, bunlar: triiyodotironin (T3) ve tiroksin (T4). Tiroid beziniz bu hormonları yeterince üretmezse bu duruma hipotiroidi denir. Hipotiroidi gelişmesi durumunda kilo alma, enerji eksikliği, halsizlik, kabızlık, uyuklama hali ve depresyon gibi bulgular yaşayabilirsiniz.

Hipertiroidi (Zehirli Guatr)Nedir?

Tiroid beziniz çeşitli nedenlerle salgıladığı hormonlardan çok fazla üretirse hipertiroidi denir. Bu durumda yüksek tansiyon, çarpıntı, kilo kaybı, yüksek anksiyete seviyeleri, titremeler ve huzursuzluk duygusu yaşayabilirsiniz. Tedavi edilmediği takdirde bu hastalık ölümcül sonuçlara neden olabileceğinden tanısı ve tedavisi oldukça önemlidir.

Hashimato Tiroiditi Nedir?

Vücudun savunma mekanizmasının tiroid bezinizi yabancı doku gibi algılaması sonucu saldırması ile oluşan tiroid hastalığıdır. Bu hastalığın bir diğer adı kronik lenfosittik tiroidit olup dünyada hipotiroidinin en sık sebebini oluşturmaktadır. Sıklıla orta yaştaki kadınları etkilemekler beraber her yaş görülebilir. Tanısı klinik muayene, laboratuvar ve görüntüleme yöntemleri ile konulmaktadır.

Subakut Tiroidit Nedir?

Tiroid bezinde meydana gelen inflamasyon sonrası bezin harabiyetine bağlı bezden salgılanan hormon seviyesinde artma meydana gelir. Boynunuzun alt ön kısmında dokunmaklı ağrı, hassasiyet çarpıntı, kilo kaybı ve huzursuzluk bulgularınızı olabilir.

Nodüler Guatr ve Multinodüler Guatr Nedir?

Tiroid bezinin hipofiz tarafından sürekli uyarılması ya da iyot eksikliğine bağlı meydana gelen tiroid bezinde büyümeye neden olan hastalıktır. Bazen, bu durumlarda tiroid bezinizi büyümüş olarak hissedebilirsiniz. Ele gelen kitle tekse bu tiroit tipine nodüler guatr, birden fazla ise çok nodül manasına gelen multinodüler guatr denir.

Sıcak Nodül Nedir?

Tiroid sintigrafisinde çevre tiroid dokusuna oranla nodülde daha fazla radyoaktif maddenin birikimi sonucu gözlenir. Hiperaktif adenom en sık karşılaşılan çeşididir.

Soğuk Nodül Nedir?

Tiroid sintigrafisinde çevre tiroid dokusuna oranla nodülde daha düşük yoğunlukta radyoaktif maddenin birikimi sonucu gözlenir. Ultrasonografi ile şüpheli bulgular saptanan nodüllerin soğuk olması surumunda doktorunuz ileri araştırmaya ihtiyaç duyabilir.

Hamilelikte Guatr Hastalığı Hakkında Bilgi

Doğurganlık çağındaki kadınlarda görülen tiroid hastalıkları çocuk sahibi olabilmeyi engellediği ve gebelik süresince de anne ve çocuk üzerinde istenmeyen sonuçlara yol açabileceği için uygun şekilde tespiti ve tedavileri gerekir. Gebelerin %2 sinde aşikar veya gizli hipotiroidi saptanabilir. En önemli sebebi iyot yeterli bölgelerde Hashimato tiroiditidir. İyot eksikliği olan bölgelerde ise iyot eksikliğidir. Diğer nedenler arasında geçirilmiş tiroid cerrahisi, radyoaktif iyot tedavisi sayılabilir.

Hipertiroidiye gebelikte hipotiroidiye oranla daha az sıklıkla rastlanmaktadır. Vakaların çoğu daha önceden Hipertiroidisi olan Graves Hastalarıdır. Hipertiroidi annede düşük, gebelik ile ilişkili hipertansiyon, erken doğum eylemi, anemi, enfeksiyon, kalp ri,tm bozuklukları ve daha ilerlemiş olgularda kalp yetmezliği ve tiroid krizine yol açabilir. Bebek açısından anne karnında gelişme geriliği, ölü doğum ve erken doğum olası istenmeyen sorunlardır.

Duyuru/Haberler

Habertürk gazetesi 18 Ocak 2016 tarihli Nükleer Tıp ve Atom Tedavisi hakkında.

Tiroit kanserine yakalanıp ameliyatın ardından kurşun zırhlı odalarda izole şekilde “atom tedavisi” gören kadınlar, duygularını HABERTÜRK’e anlattı.

İ.Ü. Cerrahpaşa Tıp Fakültesi © 2018 All Rights Reserved